içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Bir İnsan Bin Hayat Saffet Kaya

BİR İNSAN BİN HAYAT

İnsan, yeryüzüne adımını attığı ilk andan itibaren büyük bir hikâyenin içine doğar. Yaşadığı çağ, içinde bulunduğu toplum, kültürel ve sosyal atmosfer bu büyük hikâyeyi belirleyen temel unsurlardır. Kendi varlığını hikâyelerle anlayan, inşa eden insan, aynı büyük hikâye içinde şahsi hikâyesini de inşa ederek yaşamını sürdürür. Her adım, her nefes, alınan her karar, yürünen her yol yaşayarak yazdığımız metnin cümleleri gibidir. Bütün insanlar, büyük anlatıyla sarmalanmış insanın hikâyesine kulak kabartmışlar, onu görüp hissetmiş ve yazmışlardır.

Bu yazı, meşgalesi millet olan, sadece doğduğu yerde değil ülkemizin her yerinde hatta dünyanın birçok ülkesinde gönül hikâyesi yazan,  hem de dokunduğu gönüllerde iz bırakan saygıdeğer Saffet Kaya Bey’in benim penceremden hikâyesini anlatıyor. 

Hikâyemiz 1993 yılında başladı. Ankara Gazi Üniversitesi Tarih Öğretmenliği bölümünü okurken yolumuz kesişti. Saffet Beyi serhat şehrimiz Ardahan’ın sancak beyi olarak bildim. Her gelenin gönlüne dokunduğuna şahit oldum. Gittikçe çoraklaşan siyasette gelecek ve umut vaat eden gayretini gördüm. Daha da önemlisi Ardahan’ımızı köy köy hane hane gezerek yine ve yeniden herkesin umudunu yeşerttiğini yakinen gözlemledim.  

Mevlana’nın güzel bir pergel metaforu vardır. Bir ayağı ile yere sağlam basan, diğer ayağı ile açılabildiği kadar açılabilen bir pergel. Yere sağlam basan ayak sizin kimliğinizdir, kişiliğinizdir, aidiyetinizdir. Diğer ayakla dünyanın her tarafına açılabilir, her tarafından beslenebilir, her tarafla diyalog kurabilirsiniz.  Saffet Bey de bir ayağı Ardahan’da sabit ama diğer ayağıyla Türkiye’nin her yerinde bu aziz millete hizmet için koşturuyor.

Evet, bir insanı, hele ki bir idareciyi tanıtan ve yaşatan onun imzasını taşıyan eserleridir. Fatihler, Selimler, Süleymanlar, Sinanlar da öyle değil mi? Saffet Kaya’nın Ardahan’a hizmetlerini yazmakla bitiremeyiz. Ancak bundan daha önemlisi her meslek ve alanda yetiştirdiği veya yetişmelerine vesile olduğu binlerce insan olmasıdır. Bence ülkemize en büyük hizmeti işte insana yaptığı bu yatırımdır.

Sözün güzelliği kısalığındadır hakikatince son sözü Merhum Ali Ulvi Kurucu’ya bırakalım;

 “İlk günlerde alçakgönüllü, âlicenap, feragat ve mahviyetkâr, ahlâk ve fazilet bakımından örnek olan gayet temiz ve son derece mümtaz bir şahsiyet, bakalım muzaffer olup hislerde, emellerde, gönüllerde yer tuttuktan sonra, yine o eski temiz ve örnek halinde kalabilmiş mi? Yoksa zafer neşesiyle, birçok büyük sanılan kimseler gibi yere göğe sığmaz mı olmuş? İşte, büyük küçük herhangi bir dava ve gaye sahibinin mahiyet ve hakikatini, şahsiyet ve hüviyetini en hakikî çehresiyle aksettirecek en berrak âyine budur.” 

Tanıdığımız Saffet KAYA ilk günleriyle, gönüllerde yer tutup tanındığı günler arasında fark olmayan, milletini ve ülkesini dert edinen mümtaz bir insandır.

 

Tarkan ÜNAL

Bilecik/ Kasım 2021

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 102989 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum