beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Bayramlar mı Eskidi, Yoksa Biz mi?

Bir bayram sabahına daha uyandık… Takvimler yine bir bayramı gösteriyor. Sokaklar aynı sokaklar, camiler aynı camiler, takvim yaprakları yine aynı coşkuyu fısıldıyor. Ama içimizde bir eksiklik var sanki… Peki gerçekten bayramlar mı eskidi, yoksa biz mi değiştik?

Çocukluğumuzun bayramları hafızamızda hâlâ capcanlı. Günler öncesinden başlayan o tatlı telaş… Annelerin mutfakta hazırladığı mis kokulu ikramlar, babaların çarşıdan getirdiği bayramlıklar… Ama asıl hazırlık evlerde değil, kalplerde yapılırdı. Küslükler son bulur, kırgınlıklar unutulur, gönüller bir bir onarılırdı. Çünkü bayram; sadece yeni kıyafetler giymek değil, eski dargınlıkları çıkarmaktı hayatımızdan.

Sabahın erken saatinde uyanmanın bile ayrı bir anlamı vardı. Bayram namazına giderken hissedilen o huzur, cami avlularındaki kalabalık, tanıdık-tanıdık olmayan herkesle paylaşılan o ortak sevinç… Ve ardından gelen o en kıymetli gelenek: büyüklerin ellerini öpmek. Şimdi ise bayramlaşmalar çoğu zaman bir telefon ekranına sığıyor. Kopyala-yapıştır mesajlar, samimiyetin yerini almaya çalışıyor.

Eskiden kapılar ardına kadar açıktı. Habersiz gelen misafir bereket sayılırdı. Sofralar paylaşmak içindi, zaman ayırmak bir yük değil bir mutluluktu. Bugün ise ziyaretler planlara sıkıştı, hatta çoğu zaman ertelendi. “Gelmeseler daha iyi” düşüncesi, “ne zaman gelecekler” heyecanının önüne geçti. Çünkü artık hepimiz çok meşgulüz… ya da öyle olduğumuza inanıyoruz.

Oysa değişen bayramlar değil.

Değişen biziz.

Teknoloji hayatımızı hızlandırdı ama kalplerimizi yavaşlatmadı; aksine, bizi birbirimizden uzaklaştırdı. Bir mesajla yüzlerce kişiye ulaşabiliyoruz ama bir kapıyı çalıp “iyi bayramlar” demeye üşeniyoruz. Oysa bayram; yazılan değil, yaşanan bir duygudur. Dokunmakla, göz göze gelmekle, aynı sofrayı paylaşmakla anlam kazanır.

Belki de eskiler daha mutlu değildi; ama daha samimiydi. Daha az şeye sahiptiler ama daha çok paylaşıyorlardı. Bugün ise elimizde imkân çok, ama gönlümüzde yer açmakta zorlanıyoruz. Zamanımız var aslında, ama önceliklerimiz değişti.

Kendimize dürüstçe sormanın zamanı gelmedi mi?

Bayramlar mı eski tadını kaybetti, yoksa biz mi o tadı almayı unuttuk?

Belki de çözüm sandığımızdan çok daha basit…

Bir kapıyı çalmak.
Bir gönül almak.
Bir büyüğün elini öpmek.
Bir çocuğun yüzünü güldürmek…

Bayramı yeniden bayram yapmak bizim elimizde.

Çünkü bayram; takvimde değil, kalpte yaşanır. Bu vesileyle tüm dost ve akrabaların siz saygıdeğer okurlarımın bayramını kutlarım

Bu yazı 22 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum