-
Necmettin Aslan
Tarih: 01-02-2026 13:05:00
Güncelleme: 01-02-2026 13:05:00
Ardahan’ın Kalbi İstanbul’da Attı
Bazen bir şehir, coğrafi sınırlarının çok ötesinde yaşar. Haritadaki yeri başka, gönüllerdeki yeri bambaşkadır. Ardahan da işte tam böyle bir şehir. Soğuğuyla bilinir ama insanı sıcaktır. Uzak sanılır ama nerede bir Ardahanlı varsa, orası memlekettir. İstanbul-Yeşilköy’de düzenlenen Ardahan Tanıtım Günleri, bunun en güçlü kanıtlarından biri oldu.
Dört gün boyunca Millet Bahçesi’nde yaşanan manzara yalnızca bir etkinlik değil, adeta bir memleket buluşmasıydı. Binlerce Ardahanlının aynı alanda, aynı türküde, aynı halayda birleşmesi; kültürün, aidiyetin ve dayanışmanın ne kadar canlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Büyük şehirlerin kalabalığında çoğu zaman kimliğini kaybettiği düşünülen hemşehri bağları, bu etkinlikte aksine daha da güçlenmiş halde karşımıza çıktı.
Tanıtım günlerinin en önemli tarafı yalnızca yöresel ürünlerin sergilenmesi değildi. Elbette Ardahan’ın lezzetleri, kültürel motifleri ve folkloru büyük ilgi gördü. Ancak asıl dikkat çeken şey, organizasyonun taşıdığı anlamdı: Kültürü yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak. İstanbul Ardahan Kültür Evi ve bileşen derneklerinin ortak çabası, sivil toplumun doğru amaç etrafında birleştiğinde ne kadar etkili olabileceğini ortaya koydu.
Komite Başkanı Efrail Çifçi’nin konuşmasında vurguladığı birlik ve beraberlik mesajı, etkinliğin ruhunu özetliyordu. Bu tür organizasyonlar yalnızca bir tanıtım faaliyeti değildir; aynı zamanda kimlik inşasıdır. Büyük şehirlerde büyüyen yeni nesiller için memleket çoğu zaman anlatılan bir hikâyeden ibarettir. İşte bu etkinlikler, o hikâyeyi somutlaştırır: Bir türküde, bir halk oyununda, bir yöresel üründe çocuklar köklerini görür.
Dört gün süren yoğun ilgi, aslında Ardahanlıların böyle buluşmalara ne kadar ihtiyaç duyduğunu da gösterdi. Alanlara sığmayan kalabalık, yalnızca nostalji aramıyordu; ortak bir geleceğin parçası olma duygusunu yaşıyordu. Sonrasında düzenlenen teşekkür kahvaltısındaki tablo da aynıydı: Salona sığmayan bir topluluk ve ortak bir gurur.
Bu etkinlikler birer başlangıçtır. Eğer sürdürülebilir hale gelirse, yalnızca kültürel tanıtım değil, ekonomik ve sosyal bağları da güçlendirir.
Ardahan’ın üreticisi İstanbul’daki pazarla buluşur, gençler hemşehri ağları sayesinde yeni fırsatlar yakalar, kültür ise sadece hatırlanan değil yaşanan bir değer haline gelir.
Bugün İstanbul’da atılan bu adım, aslında bir mesaj veriyor: Memleket sadece gidilen bir yer değildir; taşınan bir ruhtur. Ardahanlılar o ruhu Yeşilköy’e taşıdı. Ve gösterdi ki mesafe ne kadar olursa olsun, kültür yaşatıldıkça memleket her yerde yeniden kurulur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Fasulye Kendini Nimetten Sayarmış
- Maskeler Çağında Yaşamak
- Bayrak Türk Milletinin Namusudur: Gafiller ve Hainler
- Garibanın Kabadayısı: Nami Diyar Pala Yılmaz
- Herkesin Karı da Kışı da Farklıdır
- Kötülüğün Ardındaki Gerçek
- Çıldır: Gölleriyle, Kaleleriyle Medeniyete Şahitlik Eden Kadim Yurt
- 10 Ocak: İlkeli ve Dürüst Gazeteciliğin Günü
- Ardahan’da Kış ve Karın Büyüsü
- Bir Valinin Ardahan’da Bıraktığı Güzel İz: Hayrettin Çiçek
- Her Yeni Başlangıç, Yeni Bir Kapının Açılmasıdır
- Hayal miydi, rüya mıydı?
FACEBOOK YORUM
Yorum