beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Ardahan Beklerken Kaybolan Zaman
Ardahan uzun süredir bekleyen bir şehir. Beklediği şey mucize değil: yön, plan, cesaret. Yıllardır göç veriyor, gençlerini uğurluyor, sesini kısmayı öğrenmiş gibi yaşıyor. Oysa bu coğrafya suskun değil; sadece yeterince dinlenmiyor.
 
Bir şehri ayakta tutan siyaset değil, sürekliliktir. Beton değil, akıldır. Gösterişli vaatler değil, tamamlanmış işlerdir. Ardahan’ın ihtiyacı da tam olarak bu: günü kurtaran değil, geleceği kuran yatırımlar. Gençleri şehirde tutacak alanlar, turizmi dört mevsime yayacak projeler, yerel üretimi güçlendirecek akılcı hamleler…
 
Potansiyel var. Hatta fazlasıyla var. Eksik olan şey kaynak değil; koordinasyon ve vizyon.
 
Yalnızçam Kayak Merkezi, Şeytan Kalesi, Ardahan Kalesi ve Kura Vadisi…
Yazı ve kışı aynı anda taşıyan bir turizm haritası bu. Doğa, tarih ve kültür yan yana duruyor. Birçok şehir bu çeşitliliğin yarısını bile hayal ederken Ardahan hepsine sahip — ama henüz hepsini aynı hikâyede buluşturabilmiş değil.
 
Bir şehri tanımak bazen istatistiklerle değil, bir sofrayla mümkün olur. Masaya gelen yemekler yalnızca karın doyurmaz.
Kaz eti, hengel, yöresel çorbalar…
Her biri bu toprağın hafızasını taşır. Mutfak aslında sessiz bir arşivdir. Coğrafya, iklim, göç, yoksulluk, dayanışma… Hepsi bir tabakta buluşur.
Bir şehri anlamanın en kestirme yolu müzesinden değil, sofrasından geçer. Çünkü insanlar en dürüst hikâyelerini yemekle anlatır.
Ardahan da kendini en iyi orada açıyor: ev yapımı tatlarda, emeğin sıcaklığında, samimiyette. Bu samimiyet turizmin en güçlü sermayesidir ama henüz hak ettiği biçimde markalaşmış değildir.
 
Çıldır Gölü: Donmuş Güzellik, Askıda Kalmış Gelecek
 
Çıldır Gölü festivalleri iptal olabilir. Program iptal olur, takvim değişir ama doğa kendi gösterisini sürdürür. Göl orada: bembeyaz, sessiz ve sonsuz gibi.
 
Gökyüzüyle birleşen bir beyazlık düşünün. Atlı kızaklar buzun üstünde süzülüyor, nefesler havada buharlaşıyor, kahkahalar geniş bir boşlukta yankılanıyor. Bazen doğa öyle bir sahne kurar ki insan sadece izleyici olur.
Ama büyü burada kırılıyor.
 
Bu eşsiz manzaraya gelen binlerce insan saatler geçiriyor, fotoğraflar çekiyor, hayran kalıyor… ve sonra ortada kalıyor. Isınacak nitelikli alan yok. Planlı bir tesisleşme yok. Uzun süre vakit geçirilecek sosyal alanlar yok. Deneyimi tamamlayan bir altyapı yok.
 
Çıldır yalnızca seyredilecek bir manzara değil. Doğayla uyumlu projelerle desteklense, dört mevsim planlanan turizm yatırımlarıyla güçlendirilse, Türkiye’nin en güçlü kış turizmi merkezlerinden biri olabilir. İnsanlar buradan sadece fotoğraf değil; hatıra, hikâye ve tekrar gelme isteğiyle döner.
 
Doğa görevini yapmış. Sıra insanda.
Beklemek De Bir Tercihtir
 
Ardahan’ın sessizliği ile Çıldır’ın sahipsizliği aslında aynı cümlenin iki yarısı. Bu coğrafya kaderine bırakılacak kadar sıradan değil. Beklemek bazen sabırdır ama bazen de vazgeçmenin daha kibar adıdır.
 
Bir şehrin geleceği dışarıdan gelecek mucizelerle değil, içeride kurulacak ortak akılla şekillenir. Yerel yönetim, iş dünyası, üniversite, gençler…
Herkes aynı masaya oturmadıkça hiçbir proje gerçek anlamda başlamış sayılmaz.
 
Ardahan beklemeyi iyi öğrendi. Artık hatırlaması gereken şey şu: beklemek de bir tercihtir.
Ve her tercih, bir gelecek seçer.
Bu yazı 79 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum