içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Saffet Kaya nın Kapanmayan Kapısı

Sayın Millet vekilimiz  Saffet Kaya ile 11 yıl önce bir telefon konuşmasıyla tanıştım. Ailece çok sıkıntılı bir dönemden geçerken Manevi olarak, artık gücüm tükenmiş, ayakta duracak halim kalmamıştı. Okadar ki etrafımızda ki dost - akraba  dediklerimiz bile telefon etmez yada aradığımızda telefonlarımıza bakmaz olmuştu. Çaresizlik içinde ne yapabilirim diye düşünürken geçtim bilgisayarın başına TBMM ne kadar bakan, vekil varsa özel kalem müdürlüklerini aradım randevu talep ettim zaten sizinle görüşen sekreterler ön bilgi istiyorlar görüşmeye değer mi diye galiba. Çok kırıcı cevaplar aldığım da oldu tabii.

   Bu aramalarımdan haberdar olan bir hemşehrim dedi ki " bir de vekilimiz Saffet Kaya ' yı arasana telefon numarası var bende." Baktım cep numarası üstelik . " ha şimdi oldu, kış günü akşam saat dokuzu geçiyor birde fırçamızı yeriz, umutlarımız da son bulur böylelikle"  dedim. Öyle biri değil sen ara diye ısrar etti aradım ama korkarak, aradım cevap vermedi, dedim " gördün mü bu saatte cepten arıyoruz tabi cevap vermez." neyse aynı gece saat 23.00  ve vekilimin numarası bana geri döndü. Telefona cevap vereceğim  ama düşünüyorum bir yandan da, eyvah dedim fırçalayacak.
Neyse açtım telefonu "  beni aramışsınız Ardahan Millet vekili Saffet Kaya"  dedi. İnanamadım. "Vekilim özür dilerim rahatsız ettim"  dedim vekil bana " estağfurullah toplantıdaydım açamadım"  diye açıklama yapıyor. Ben şok oldum. Sonra beni bir saate yakın telefonda dinledi ve dedi ki " Sekreterim yarın seni arayacak randevu versin" Ertesi sabah kibar zarif bir hanımefendi beni aradı randevu verdi. 

Sonrası zaten hayranlıkla saygı ve sevgiyle devam eden 11 yıl geçti
Düşünsenize bir saatlik konuşmada nerelisin, telefon numarasını nereden buldun, neden bu saatte aradın, niye ben, eee herkesin ne dertleri var, ben ne yapabilirim, demedi. Ki bunlar diğer  vekilleri aramalarımda  duyduğum şeylerdi. 
    Sn. Saffet Kaya' nın ofisine  gittiğinizde  oda da sadece kendisine oy verenler yada  memleketlisi yoktur. Türkiye' nin her yerinden kadın, erkek, çocuk ve  gençler vardır. Herkesi  her zaman sanki akranı gibi, akrabası gibi, aileden biri gibi kapıda karşılıyor, samimi bir şekilde hal hatır sorup sohbet ediyor. Sanki makamında değilde evinde ağırlıyor, oradan asla yemeksiz ikramsız çıkamazsınız.

Dahası ne bilir misiniz, evet halkın vekili, bir siyasetçi böyle olmalı belki de doğal diyeceksiniz ama sizi öylesine dinlemiyor vekilim. Aradan yıllar geçse de karşılaştığınızda size ait herşeyi hatırlıyor, kaç çocuğunuz var, eşinizin adını, annenizi, babanızı size ait her detayı hatırlıyor.İşte bu siyaset yada iş gereği olamaz. Bu hissi size  ancak insanlık, sevgi, gerçeklik ve içtenlik  verebilir.

Sizin için hayati önem taşıyan bazı şeyler birileri için bir telefonun tuşuna basmak kadar basit bir eylemdir. Vekilim imkanı varsa sonuna kadar bunu kullanıyor kimsenin hakkını yemeden, birilerinin üzerine basıp geçmeden, seni istediğine pişman etmeden, utandırmadan ve kırmadan. Sanki bunu yapmak zorundaymış gibi mecburmuş gibi. O kadar zor zamanlarınızda, yanınızda kimseniz yokken, kalabalıklarda çaresiz kaldığınızda,  kimse sesinizi duymazken  bizim gibi yaramıza merhem,  sesimize ses oldu.

Kelimeler, kitaplar, defterler, kalemler bitirebilirim hayatımdaki yerini anlatmaya çalışırsam. Sayın vekilim derken makamına saygıdan dolayı hitap ediyorum. Ama bana sorsalar, canım ağabeyim,  başımın tacı idolüm derim. Dedim ya, benim ve ailem için çok özel bir yere sahip ve hepte öyle kalacak. 

Yakın tarihte 16 yaşındaki kızımla kendisini makamında ziyaret ettim. 16 yaşında Z kuşağı denilen bir çocuk o kadar güzel duygularla ayrıldı ki makamından, kızım yol boyunca "anne artık umudum var " dedi. Ne demek diye sordum." Anne baksana Türkiye' de siyasetçiler, millet vekilleri ulaşılmaz, sanki yüzümüze bile bakmazlarmış gibi geliyordu. Benimle ilgilendi bana sarıldı telefon numaramı al ve beni arada ara, nasıl gidiyor okulun haberdar et  dedi ve samimiydi bunu söylerken"  dedi.Bu kuşaktaki çocuklar malum herşeyi sorgulayan ve eleştiren nesiller. Gençlere umut olmak yol göstermek anne baba olarak onlara iyi bir gelecek sunmak hayattaki tek gayemiz. İyi insanlar olsunlar istiyoruz. Kızım vekilimizle görüşene kadar yurt dışında okumak ve orada kalmayı planlıyordu. Ne anlatırsanız anlatın hayır yurt dışında yaşayacağım kararlıyım diyordu.  Vekilimden sonra diyor ki, " iyi ki beni götürdün anne evet yurt dışında eğitim alabilirim ama ülkeme geleceğim ve  ülkemde çok güzel işler yapacağım." diyor. Bende vekilim  gibi hayatlara dokunacağım diyor. İşte kızım, bir saatin sonunda  hayranlık, umut ve güzelliklerle ayrıldı.

Evet halkın vekili diyebiliriz belki ama 11 yıldır milletin resmi anlamda vekili değil  Sn Saffet Kaya ve hiç bir mecburiyeti yokken saatlerce sizi dinliyor çare olmaya çalışıyor. Bunu yaparken sizin siyasi görüşünüzü asla  sormaz, nerelisin, dilin, dinin, mezhebin, işin ne diye sormaz.Onun için  sadece insansınız, vatandaşsınızdır. 
Yolunuz düşerse vekilimizi ziyaret edin hatta randevu bile almayın, ben geldim öylesine deyin ve oturun. Bütün bu anlattıklarımı hatta daha fazlasını kendiniz deneyimleyeceksiniz.
Ve emin olun günümüzde  hiç bir kapıya bu kadar rahat ulaşamazsınız, ulaşsanız da dinleyeniniz olmaz.

Saffet Kaya' nın  kapısı kapanmaz.

Bu yazı 119129 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum