içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Bir Devlet Adamı portresi-2 Saffet Kaya

Son yazımızda "Sen Kimsin?" demiştik değil mi?
Bizim Şark Cephesinin milletvekilleri, yıllarca bizlere içi boş bir hikaye anlattılar ve gittiler, bir daha da gelmediler. Bizi arayıp sormadılar.  ...ve biz şunu dedik yıllarca, "Şark Cephesi'nde değişen bir şey yok!"
Aynı Şark Cephesi'nde 1990'lı yıllarda müthiş bir değişim yaşandı.


Siyaset sahnesine çıkan yeni bir yüz, yeni bir hikayesi olan biri, yeni bir anlatısı olan biri... Kendinden söz ediyor, kendinden söz ettiriyor, hikayesini konuşturuyor...
"Hiçlik" nedir bilir misiniz?


Hiçlik: Geçmişe dönük bir hikayenizin olmaması demek, dolu bir anlatınızın yokluğu demek; insana, insanlığa dair bir eserinizin olmaması demek.


İşte şimdi bu hiçliğe düşmemiş, karşımızdaki Ardahan fonunu, zeminini dolduran yeni bir devlet adamı, yeni bir siyaset adamı...
Tarifini Yapayım:
Geçmiş tarihini kurcaladım; Kontrolsüz bir güç peşinde değilsin, bir adrenalin peşinde de koşmuyorsun. Görgüsüz ve basitliğin de yok. Alçak gönüllülüğün, herkese kucak açman siyasetinin önüne geçiyor.


Geldiğin yeri yadırgamıyor, bulunduğun yerde kimseye yüksekten bakmıyorsun.


Meclis kapılarını, Ardahanlıya sonuna kadar açıyorsun, geleni kabul ediyor, gideni hürmetle uğurluyorsun, bana saygı duyun, önümde eğilin gibi bir kibrin de yok. Hiç bir şey yapamıyorsan, geleni havaalanında karşılayıp, Ankara'da konuk edip, ona çare olup, dönüp bir de kendi imkanlarınla uğurluyorsun, herkesi mutlu etmeye uğraşıyorsun.


Dolusun hem de dopdolusun...
Nobranlığın yok, merhametli, hakkaniyetli, alçak gönüllü, adaletlisin.


Delikanlılığında 1980'li yılların milletvekili gibi naylon delikanlılığına benzemiyor; cehaletten beslenmiyor, herkesi kendinle bir tutuyorsun, kimseyi kendinden aşağı görmüyorsun hatta koltuğundan kalkıp yerini halkına veriyorsun.


Kutsal kavramların içini boşaltmıyorsun. Kimsenin dinini, mezhebini, töresini sormuyorsun, herkesi koşulsuz kabul ediyorsun.


Belli ki sen, senden öncekilere benzemiyorsun, bir Ardahanlıyla oturup bir Ardahanlı gibi ağlıyorsun. Evet, evet! Sen bize benziyorsun.


Sen, senden öncekiler gibi, siyasetin zenginleştirdiği tiplerden de değilsin, para ve mal peşinde koşmuyorsun, dahası kendinde olanı da veriyorsun, sonra dönüp Ardahan siyaset sahnesine çıkıyorsun.


Biliyorum bir beklentin yok, servetine servette katmıyorsun, keza katmak da istemiyorsun.
Ardahan'da kimse aç kalmasın istiyorsun. Yatarken Ardahan diyorsun, düşünde Ardahanlıyı görüyorsun, bu da yetmezmiş gibi bir de canından can katıyorsun.
Ardahan'ı, Ardahanlıyı bu kadar çok seviyorsun...
İyi güzel de aileni ve çocuklarını ihmal etmiyor musun?
Tekrar sorayım mı?


İyi de birader, sen kimsin ve bunları neden yapıyorsun?                                         

Bu yazı 58724 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum