-
Fatma Şuekinci Eğitimci
Tarih: 21-03-2026 22:20:00
Güncelleme: 21-03-2026 22:20:00
Şüphesiz bu isim, yıllar sonra bile yüzümde hala bir tebessüm oluşturacaktır ve bunun içindir ki bu tebessümün nedenini sizle paylaşmadan edemeyeceğim.
Yıllar önce bir ilkbahar günü mahallenin çocukları yol kenarındaki çamur birikintisinde oynarken siyah birkaç araba durur. Bu arabadan çocukların deyimiyle ‘’Damat gibi giyinen bir sürü amca’’ iner. Bu amcalardan biri çocukları sever ve her birine hatırı sayılır bir harçlık verir. Bu harçlığı verirken de onları sever, öper çamur olan pantolonuna bile aldırmadan “ Okuyun alsan parçaları, vatana millete hayırlı evlatlar olun, ailelerinize de hürmetlerimi iletin” der. Tabii ki bu cümleleri yazmak o kadar kolay değildi. Çünkü bizler için çocukların söylediklerini anlamlandırmak bir hayli zor olmuştu. Mesela “Gelinleri olamayan bir çok damat siyah arabalarla durdu, bizlere para verdi. Aslan olun , vatan olun, ailelerinize hurma iletin” dedi cümlesini anlamlandırmak çocukların dilinden anlayan birine düşmeliydi. Sanırım o görevi de ben üstlenmiş olmalıyım ki çocukların her cümlesini yeniden oluşturmak günlerimi aldı J Tabii ki aileler tedirgin oldu. Çocukların çamurlu, burnu akmış hallerine aldırmadan kim onları sevip, kucaklayıp bir de harçlık vermiş olabilirdi ki? Hatta durum bir polise bile anlatıldı, yoksa çocukları biri kaçırmak mı istedi? Bu esrarengiz olay çocukların masum anlatımlarıyla iyice karmaşık hale geliyordu. Bu duruma son noktayı koymak isteyen mahallenin en büyüğü “Bu çocukları kim sever bu halleriyle? Üstelik harçlık da vermiş, o kesin Hızır’dır. Bayram öncesi çocukları sevindirdi.” dedi ve namaz kılmaya gitti. Herkese bu açıklama en mantıklısı gelmiş olmalı ki konu kapandı ve çocuklara bir daha yol kenarında oynamamaları için nasihatte bulunuldu.
Olayın üzerinden aylar geçti…
Bir gün küçük yeğenimle babam arasında yine o klasik pazarlık vardı:
“Meclis konuşmaları mı izlensin, çizgi film mi?”
Tam o sırada yeğenim ekrana pür dikkat kesildi. Babam gururla,“Cumhurbaşkanı olacak bu torun, bak benimle vekil dinliyor,” dedi.
O anda yeğenim heyecanla bağırdı:
“Buldum! Bizi sevip para veren damadı buldum!” ve ekranda Sayın Saffet Kaya’yı gösterdi.
İşte o an her şey netleşti. Damat da belliydi, Hızır da…O esrarengiz kişinin; sessiz sedasız, karşılık beklemeden yalnızca çocukların gönlüne dokunan bir milletvekili olduğu ortaya çıktı.
Siyasetten anlamam, işim de olmaz.Ama çocuk kalbini bilirim. Onlara değer vermenin, yüreklerine dokunmanın ne kadar büyük bir yücelik olduğunu da…
Bu yüzden Sayın Saffet Kaya, benim için hep bir tebessüm olarak kalacaktır.
Ve eminim ki daha nice çocuğun yüreğinde yer edinerek, daha birçok tebessüme vesile olacaktır.