-
Bayram Demirezen İş İnsanı
Tarih: 11-08-2026 21:49:00
Güncelleme: 11-08-2026 21:49:00
Saffet Kaya’nın adını ilk kez bir dostumdan duydum.
“Saffet Dayım önceki dönemde Ardahan milletvekili. Abi, gel tanışmaya götüreyim seni; hayran kalırsın.” demişti.
Daha sonra bir gün dostum, “Hadi dayımın yanına gidelim.” teklifinde bulundu. Ancak kendisi gelemediği için ablasıyla birlikte Saffet Kaya’yı ziyarete gittik. İlk giderken aklımda, önceki dönemlerde siyaset yapmış sıradan bir milletvekili vardı; ta ki o ziyaret başlayana kadar...
Egosuz Bir Lider ve Sıcak Bir Aile Ortamı
Odasına girdiğimizde klasik bir protokol usulüyle el uzatmaya çalıştım. Ancak fark ettiğim ilk şey, karşıdaki insana gösterilen o olağanüstü samimiyetti:
“Gel bakalım ciğerim, bir sarılalım. Yeğenlerimin arkadaşı benim de yeğenimdir.”
Gerçek bir aile büyüğü edasıyla sarılmıştı. Önce garipsedim; “Neden bu kadar samimi?” diye düşündüm. Sonra koltuğa geçerken aklıma bir makam sahibinde görmeye alışık olmadığımız bir gerçek geldi: Egonun zerresi yoktu.
Normalde bir iş insanı olarak gittiğim yerlerin çoğunda karşılaştığım misafirperverlik bu değildi. Burası adeta bir aile ortamında kurulan muhabbet meclisiydi. Karşımdaki kişi; konuşmasıyla, diksiyonuyla, bilgisiyle, kültürüyle ve nezaketiyle son derece etkileyici bir insandı: Saffet Kaya.
Makamlar Geçici, Bırakılan Eserler Kalıcıdır
Çayımı yudumlarken masada hep Ardahan konuşuluyordu. Gelenler samimi duygularla taleplerini dile getiriyor, sorunlar anında çözülmeye çalışılıyordu:
< >Hastanede yatan Ardahanlı hemşehrilerin durumları takip ediliyor,Bakanlıklardan bilgiler alınıyor,İstanbul’dan gelip düğününe davet edenlere “Mutlaka o düğünde yeğenlerimin yanında olacağım.” sözü veriliyordu.
İlginçti… Alışılmış bir siyasetçi edası yoktu. “Kendisi herhâlde gitmez.” diye içimden geçirirken bir de ne duyayım; nişana bile gitmişti! Aile çok mutlu olmuş ve düğünde de mutlaka olması için bizzat davete gelmişti.
O an aklıma şu söz geldi:
“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.”
Kafam karışmıştı. Bir insan nasıl olur da görevde olmasa bile bu kadar sevilebilir ve kapısı arşınlanabilirdi? Çünkü konuşulan tek konu vardı: Ardahan, Ardahan, Ardahan...
Sohbet ilerledikçe kafamda şu cümle yankılandı:
Makamlar, mevkiler gelip geçicidir. Kalıcı olan; şerefinizle görev yaparak bıraktığınız eser, dostluk ve hoş sadâdır. Unutulmamalıdır ki makamlar insanlara değil, insanlar makamlara şeref verir.
Bu şerefi veren de Ardahan sevdasıyla yaşayan Saffet Kaya idi. Muhabbet öyle bir hâl aldı ki ben de artık ona “Dayı” demeye başladım.
“İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın”
Araştırdığım kadarıyla birçok yatırımda emeği vardı. Ardahan’a çok hizmet etmişti. Sadece yatırım değil; insanına da değer vermiş, kendisini gerçek bir sevdalı olarak ispatlamıştı.
Hani bir söz vardır ya:
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”
İşte tam da burada anladım Saffet Kaya’nın kim olduğunu. Gücünü makamından değil; kendi topraklarına duyduğu samimiyetten, sevdasından ve inancından alan bir kimlikti o.
En son odasından çıkarken masasında duran isimlik dikkatimi çekti:
SAFFET KAYA
TÜRKİYE MİLLETVEKİLİ
Gerçekten çok anlamlı ve yerinde bir ifadeydi. Ülkemizin böylesine kucaklayıcı, samimi ve demokratik anlayışa sahip siyasetçilere ve bürokratlara her zaman ihtiyacı var.
Artık samimiyetle ziyaret edeceğim bir değer varsa, o da Saffet Kaya’dır. Neden Ardahan böyle bir sevdalıyı bıraksın ki?
Bayram DEMİREZEN İş İnsanı