içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Sözde Değil Özde Vekil Saffet Kaya

“İnsanların dertleri ve sevinçleri kendilerinindir ama bize aktarıldığında artık onların derdi bizim derdimiz olur sevinci de bizim sevincimiz olur. “  SAFFET KAYA

Çok küçük yaşlarda ailemle birlikte Kars’taki köyümüzden İstanbul'a göç ettik. Sonrasında üniversite eğitimi için gittiğim Bursa'ya yerleştim.14 yıl yurtiçi çeşitli firmalarda mali işler yöneticiliği yaptıktan sonra 1 yıllık dil eğitimi için Yeni Zellanda'ya , akabinde çalışmak üzere Mısır'a gittim ve alanında öncü çok değerli firmalarda Mali Müşavir olarak, mali işler ve finansman departmanlarında 5 yıl üst düzey yöneticilik , aynı zamanda International Business Academy of Switzerland (IBAS)’ da MBA yaptım. Yaklaşık 1 yıl önce Türkiye'ye kesin dönüş yaparak Ankara'ya yerleştim ve kendi Mali Müşavirlik ofisimi açtım. 

Neredeyse göçebe denecek hayatımda çok yer gördüm, çok insan tanıdım. İnsanları abartılı şekilde sevmek ya da açık açık övgülerle süslü püslü laflarla onları anlatmak, eğilip bükülmek hiç bana göre değil. Ama yolu bir şekilde Sayın Saffet Kaya ile kesişen herkes gibi kendisiyle daha ilk görüşmemde, siyaset-siyasetçi ve milletvekili kavramları hakkındaki fikrimi şahsına özel olarak değiştiren bu değerli insanı anlatabilmek adına samimi düşüncelerimi yazmak istedim.

Biliyorum ki birçok yazıda, Sayın Saffet Kaya adının geçtiği sohbetlerde hep bu kelimeleri ya da söylemleri duyuyorsunuzdur. Hatta belki hakkında yazılıp çizilenleri ilk okuduğunuzda birbirinin aynı abartılı methiyeler gibi de gelebilir size. Ama kendisini tanıdığınızda, Sayın Saffet Kaya ismi, kişiliği ve karakterini tanımlayabilecek başka kelimeler bulmanız pek mümkün değildir. 

 İlk görüştüğünüz andan itibaren sizi sarıp sarmalayan içtenliği ve konuşması ile samimi olduğuna bir an bile tereddüt etmeyeceğiniz kocaman bir yürekli bir insandır kendisi. İlk tokalaştığınız andan itibaren, konuşurken gözlerinizin içine bakarak size sabırla ve samimiyetle dinlendiğinizi hissettirmesi, sizinle bir baba, bir abi, bir kardeş, ailenizden biri gibi önemseyerek konuşması, sorunlarınız için gerçekten çözüm odaklı yaklaşımları, insanları ayırmaksızın yardımseverliği, elinden geldiğince herkese ulaşmaya ve yetişmeye çalışması, kendi doğrularını savunabilmesi bunların hepsi kafanızdaki önyargılı politikacı-milletvekili tanımını, önce milletin vekili sonra da aile tanımına çeviriyor bir anda. Görüşmelerinizin sonunda gayri ihtiyari “Bu ülkede gerçekten milletin vekili olmuş ve o vekilliğe yakışmış biri var" diyorsunuz kendi kendinize.

Gerek İş Adamları Derneği Başkanlığı dönemi gerek sanayicilik yaptığı dönem gerekse 3 dönem milletvekilliği ve Meclis İdare Amirliği görevleri süresince millet adına hizmet etmiş, eğitimli, donanımlı, onlarca başarılı projeye ve yatırıma imza atmış, ideolojisi milleti olan, kendi doğruları üzerinde yürümeyi bilmiş, nerede ve hangi konumda olursa olsun insanların gönlünde her zaman vekil olarak kalacak gerçek bir halk adamı. 

Görüşmelerimiz esnasında beni en çok etkileyen ise “İnsanların dertleri ve sevinçleri kendilerinindir ama bize aktarıldığında artık onların derdi bizim derdimiz olur sevinci de bizim sevincimiz olur. “  söylemidir.   Ülkemde böyle bir kocaman yüreğin, milletin vekili olmasından ve onu tanımış olmaktan dolayı onur ve mutluluk duyuyorum.

Sevgi ve saygılarımla…

 

Aydın Aksu

S.M.Mali Müşavir.

Bu yazı 128153 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum