beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Bir Teneke Altın, Bir Milletin İnancı Maçivetli İsmail Ağa
Maçivetli İsmail Ağa
 
Yazan: Ahmet Demirbaş
               Psikolog
 
Tarih bazen büyük meydanlarda değil, küçük köylerin sessiz kahramanlarında yazılır. Anadolu’nun kuzeydoğusunda yer alan Ardahan, işte böyle kahramanların yetiştiği kadim topraklardan biridir.
 
Bu topraklar, Kars ve Artvin ile birlikte tam 43 yıl Rus işgali altında kaldı. 3 Mart 1878’de Osmanlı Devleti’nin savaş tazminatı kapsamında Ardahan Rusya’ya bırakıldı. Ancak bu durum Ardahan halkının vatan sevgisini ve bağımsızlık iradesini asla kıramadı.
 
Rus işgali altında yaşayan Ardahanlılar kendi kaderlerine sahip çıkmak için tarihi bir adım attılar. 3 Ocak 1919’da Ardahan’da Birinci Millî Şûra Hükûmeti kuruldu. Ardından 9 Ocak 1919’da İkinci Millî Şûra Hükûmeti kurularak Ardahan’da adeta bir devlet iradesi ortaya kondu.
 
Bu gelişmeler yaşanırken Anadolu’nun kaderi de şekilleniyordu. O günlerde Mustafa Kemal Atatürk İstanbul’dan yola çıkmış, kısa süre sonra 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak milli mücadelenin meşalesini yakacaktı.
 
Ardahan’da kurulan Millî Şûra Hükûmetlerinin ortaya koyduğu direniş ve teşkilatlanma ruhu, Atatürk’ün Anadolu’da başlattığı mücadeleye önemli bir moral ve destek sağladı. Özellikle Erzurum’daki çalışmalar sırasında Doğu Anadolu’daki bu milli hareket büyük bir güç oluşturdu.
 
Doğu Cephesi’nde verilen mücadelede Kazım Karabekir Paşa’nın liderliğinde yürütülen çalışmalar, sadece askeri başarılar değil aynı zamanda Anadolu’daki milli birlik ruhunun güçlenmesine de katkı sundu. Kars, Ardahan ve Iğdır halkının verdiği destek, Cumhuriyetin kurulmasına giden yolda önemli bir dönüm noktası oldu.
 
İşte bu mücadelenin içinde Ardahan’dan çıkan önemli isimlerden biri de Maçivetli İsmail Ağadır.
 
1871 yılında Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Yamçılı (eski adıyla Maçivet) köyünde doğdu. O yıllarda Maçivet köyü Posof’a bağlıydı. Hanak’ın nahiye iken ilçe statüsüne kavuşmasıyla birlikte köy Hanak’a bağlandı.
 
İsmail Ağa sadece milli mücadele döneminde değil, hayatının birçok döneminde memleketine hizmet etti. Dört çocuk babasıydı. Uzun yıllar dönemler halinde il genel meclis üyeliği yaptı ve ayrıca Hanak Nahiye Müdürlüğü görevinde bulundu.
 
Milli Mücadele yıllarında ise vatan için yaptığı fedakârlıklar unutulmadı. Erzurum’daki kongre çalışmalarına destek olmak için yola çıktığında yanında bir teneke altın vardı. Belki bütün birikimi… Ama o altını milletin geleceğine adadı.
 
Mustafa Kemal Atatürk’e şu sözleri söylediği rivayet edilir:
 
“Paşam, bir teneke altınım var. Size veriyorum. Cumhuriyeti kurun.”
 
Bu söz, Anadolu insanının vatan sevgisinin en sade ama en güçlü ifadesidir.
 
İsmail Ağa’nın bu maddi ve manevi katkıları devlet tarafından da takdir edildi. 28 Mart 1927 tarihinde 6292 numarayla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ve berat verildi.
 
Ardahan’da yapılan kongreye katılan kişiler arasında ismi İsmail Hakkı olarak da geçmektedir. Soyadı Kanunu sonrasında ise Evgin soyadı ile tescil edilerek İsmail Evgin adıyla Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanını aldı.
 
1942 yılında hayata veda eden İsmail Ağa, geride sadece bir isim değil, bir vatan hikâyesi bıraktı.
 
Bugün bizlere düşen görev; bu isimleri sadece anmak değil, onları anlamaktır. Çünkü Cumhuriyet sadece cephelerde kazanılan savaşlarla değil, Anadolu’nun dört bir yanında yapılan fedakârlıklarla kuruldu.
 
Ve bazen bir milletin kaderi,
bir köyden çıkan bir teneke altınla değişebilir.
 
Ruhları şad olsun.
 
7.3.2026 - İstanbul
Bu yazı 79 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum