-
Ahmet Demirtaş
Tarih: 14-02-2026 13:21:00
Güncelleme: 14-02-2026 13:21:00
ARDAHAN ÖLÇEK KÖYÜ’NÜN KURULUŞ HİKÂYESİ VE BEKÇİ SÜRMELİ DEMİRBAŞ
Tarih, bazen büyük savaşların, bazen de sessiz ama derin izler bırakan göçlerin hikâyesidir. İşte Ölçek Köyü’nün temeli de böyle bir göçün, bir direnişin ve bir arayışın sonucunda atılmıştır.
Osmanlı Devleti’nin Kafkasya’da Rusya karşısında toprak kaybetmesiyle birlikte Ahıska da elden çıkmış, bu kadim yurt Rus yönetimine girmişti. Yeni yönetimin baskısı, dinî ve sosyal huzursuzluklar, Ahıska Türklerini zor bir kararın eşiğine getirdi. Vatan sevgisi ile inançlarını koruma isteği arasında kalan bu insanlar, çareyi göç etmekte buldu. 1829’dan sonra başlayan bu göçler dalga dalga Anadolu’nun doğusuna, Kars’a, Ardahan’a, Erzurum’a ve Artvin’e doğru yayıldı.
İşte bu göç yolcularından biri de Ali Dede idi. Rus hâkimiyetine boyun eğmeyen Ali Dede, iki damadını da yanına alarak Ahıska’nın Çaral köyünden yola çıktı. Önce Posof’un Al köyüne, ardından Ardahan’ın Vel köyüne yerleştiler. Vel’de geçen yedi yılın ardından su sıkıntısı onları yeniden arayışa sürükledi. Çünkü su, hayat demekti; su varsa yaşam vardı.
Yeni bir yurt bulma ümidiyle yola çıkan Ali Dede ve beraberindekiler, bugünkü Ölçek köyü sınırlarına ulaştıklarında yorgun düşmüş, dinlenmek için atlarını bağlayıp uykuya dalmışlardı. Uyandıklarında atlarının kaybolduğunu fark ettiler. Atları ararken karşılarına yıkık, terk edilmiş bir köy çıktı. Köyün ortasından berrak bir çay akıyordu ve atlar orada su içiyordu. İşte o an Ali Dede’nin dilinden şu sözler döküldü:
“Biz suyu bol bir köy arıyorduk… İşte su, işte köy.”
Bu söz, bir kaderin başlangıcıydı.
Ali Dede ve beraberindekiler, Çamlıtak sınırındaki Rus karakoluna giderek buranın Ölçek köyü olduğunu ve kimsenin yaşamadığını öğrendiler. Ardından Kars’a yönlendirilip yerleşim krokisini aldılar. Ali Dede, köyün ilk muhtarı sıfatıyla geri döndü ve yaklaşık 1835 yılında Ölçek Köyü’nün temelleri atıldı.
Demirbaş, Bilgin ve Karataş aileleri, köyün ortasından geçen Ölçek Çayı’nın etrafına yerleşti. Su etrafında kurulan bu yaşam, nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar devam etti. Soyadı Kanunu ile Ali Dede ve ailesi “Demirbaş” soyadını aldı; köyün hikâyesi artık bir aile adıyla birlikte anılır oldu.
Bu köy sadece kurucularıyla değil, onu yaşatan insanlarıyla da anlam kazandı. İşte o insanlardan biri, Ali Dede’nin torunu, namıdiğer Bekçi Sürmeli idi. Tam 60 yıl boyunca, köy halkının isteğiyle ve hiçbir ücret almadan köyünün bekçiliğini yaptı. Sadece güvenliği sağlamadı; dert dinledi, yardım etti, iyilik yaptı, gönüller kazandı. Onun yaptığı iyilikler bugün hâlâ köyde saygıyla anlatılır, adı hürmetle anılır.
Benimde Amcam olan,
Bekçi Sürmeli, bir köyün hafızası, bir neslin vicdanı, bir yurdun sessiz kahramanıydı.
Bugün ebediyete intikal eden başta Sürmeli Demirbaş olmak üzere tüm Demirbaş ailesine ve ahirete göç eden köylülerimize Allah’tan rahmet; yaşayanlara sağlık, huzur ve birlik diliyorum. Çünkü bir köyü köy yapan, sadece toprağı değil; o toprağa hayat veren insanların hatıralarıdır.
Saygılarımla 14.2.2026
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- TOPRAĞINDAN KOPMAYAN BİR YÜREK
- TÜRK DÜNYASI ARASINDA KURULAN GÖNÜL KÖPRÜSÜ
- Memlekete Dönüşün Onurlu Hikâyesi
- Ardahana Değer Karan Bir İsim Faruk Köksoy
- Bir Cumhuriyet Aydını Yener Kazak
- Göçün Karşısında Bir İsim Av. Müzeyyen Çiftçi
- Bir Memleket Davası Ensar Öğüt
- Ardahan’dan Devlet Katına Saffet Kaya
- Sazın Diliyle Konuşan Bir Usta Çıldırlı Âşık Şenlik
- Unutlumayan Adam
FACEBOOK YORUM
Yorum